ÇDŞ Yapı Taşları

pageimg27

ÇDŞ Yapı Taşları

 

Çocukların Katılımı

Çocukların Katılımı:  Çocukların kendilerini etkileyen konulara aktif katılımını teşvik etmek; görüşlerini dinlemek ve karar verme süreçlerinde bunları göz önünde bulundurmak

 

Çocuk Dostu Şehir kurma sürecinin özü budur: Çocukları bilgilendirmek ve onların katılımını sağlamak ve onların görüşlerine ve deneyimlerine saygı göstermek; çocukları ortaklar olarak ve insan, hak sahipleri ve eşit, aktif vatandaşlar olarak tanımak.

 

Tabii ki yönetim bilgilerini ve yapılarını ve toplantıları çocuklara açmak yeterli değildir. Çocuklarla beraber olmak büyük ve süregelen bir değişim; bilginin şeklinde ve dağıtımında; tartışma ve istişare  yapılarında değişiklik, ve toplantıların organizasyonunda, zamanlamasında ve gündemlerinde değişiklik anlamına gelecektir.

 

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin hemen hemen evrensel küresel seviyede kabul edilmesi sadece on yıl içinde bile, çocukların dikkate alınması yolunda birçok devlette muazzam bir etki yapmıştır. – Sözleşme’nin 12. maddesi uyarınca yasal sorumluluk olan-Çocukları dinlenmesi ve görüşlerinin ciddiye alınması, ilişkileri değiştirmeye, ve kurumları ve hizmetleri çocuk dostu olma yönünde yavaş yavaş dönüştürmeye başlıyor.

 

Birçok devlette ve şehirde daha şimdiden çok sayıda ilerleme vardır. 12. maddeyi yansıtan yasalar, çocuklara karşı geleneksel “görüldü ama duyulmadı” tavrına meydan okuyor ve anne-babalara, öğretmenlere,  bakım hizmetleri çalışanlarına ve diğerlerine çocukların görüşlerini dinleme ve bunlara gereken önemi verme görevleri yüklüyor. Hükümetler çocuklarla özel konsültasyonlar? yapıyorlar ve bazı durumlarda konsültasyonu? günlük hayatın uygulamasına yerleştirmeye çaba sarf ediyorlar.

 

ÖRNEKLER

 

Çocuk Dostu Yasal Çerçeve

Çocuk dostu yasal çerçeve: çocukların haklarını tutarlı bir şekilde teşvik eden ve koruyan yasaların, yasal çerçevelerin ve prosedürlerin sağlanması

 

Yerel yetkililer yetkileri altındaki yasal çerçevenin bütün unsurlarının çocukların haklarını teşvik etmesini ve korumasını sağlamalıdırlar. Yerel yönetimin doğrudan yetkisi altında olmayan – ulusal ve bölgesel- yasaların da aynısını yapmasına yönelik olarak çocukların savunuculuğunu güçlü bir şekilde yapmaları gerekmektedir.

 

Sözleşme’nin ilkeleri ve hükümlerinden kaynaklanmış açık, ilkeli yasal çerçeve olmaksızın çocuklar için olumlu politikalar ve uygulamaların, baştan savma ve ayrımcı bir şekil haricinde gelişmesi olasılığı yoktur. Diğer taraftan, güçlü yasal çerçevelerin, bilinçlendirme ve eğitim aracılığıyla bilinmedikleri ve uygun şekilde uygulanmadıkları ve uygun olduğu hallerde zorlanmadıkları sürece çocuklara faydası yoktur.

 

Sözleşme’deki yukarıda özeti verilen ilkeler yasalara yansıtılmalıdır. 12.maddedeki onları etkileyen bütün konularda çocukların görüşlerine saygı göstermek ve onları etkileyen bütün idari ve yasal prosedürlerde seslerinin duyulmasını sağlamak yükümlülüğü yasamanın yanı sıra politikanın ve uygulamanın da konusudur.

 

Çocukların haklarının desteklenmesini ve korunmasını sağlamak üzere yasaların gözden geçirilmesi, hükümetin yanı sıra bağımsız ve uzman katılımını ve incelemesini içermektedir. Bazı konularda çocukların kendisi gerçek uzmanlardır; örneğin katılım haklarına ailede, okullarda ve mahallede saygı gösterilip gösterilmediğini onlardan başka kim söyleyebilir?

 

ÖRNEKLER

 

Şehir Genelinde Çocuk Hakları Stratejisi

Şehir Genelinde Çocuk Hakları Stratejisi: Sözleşme’ye dayalı olarak Çocuk Dostu Şehir kurulması için detaylı, kapsamlı strateji veya gündem geliştirilmesi

 

(1990’daki Dünya Çocuk Zirvesi ve 2002 BM Genel Meclisi Çocuklar İçin Özel Oturumu tarafından) çocuklar için özel ulusal eylem planları geliştirilmesi için devletler teşvik edilmiştir.  Bunları Sözleşme’ye dayandırmaları teşvik edilmiştir. Çocuk Hakları Komitesi, devletleri Sözleşme’nin tümünü kapsayan birleşik stratejiler veya gündemler geliştirmeleri konusunda güçlü bir şekilde teşvik etmektedir. Yerel Çocukların Hakları Stratejilerinin bu tür ulusal süreçlerle mantıklı bir biçimde bağlantılı olması gerekmektedir. Bu yerel eylem stratejileri veya planları, ulusal planlama ile Sözleşme’yi çocuklar için gerçekleştirmeyi isteyen şehir düzeyindeki süreç arasında bir köprü görevi görebilirler.

 

2002 tarihli Çocuklar Üzerine Özel Oturum’un Sonuç Belgesi olan Çocuklara Uygun Bir Dünya, devlet yönetimlerinin diğerleri arasında yerel yönetimlerle ve yetkililerle ortaklıklar geliştirmesinin ve “çocukların kalkınma gündemlerinin merkezinde olmalarının; gecekondusuz çocuk dostu topluluklar ve şehirler gibi süregelen girişimlerle belediye başkanlarının ve yerel liderlerin, çocukların hayatlarını önemli ölçüde iyileştirebilmelerinin (paragraf 31 (iii)” sağlanmasına yardımcı olmalarındaki önemini öne çıkarmaktadır.

 

Çocuk Dostu Şehir kurmaya odaklı bir strateji geliştirmenin amacı çocukların ve diğer bütün vatandaşların katılımını sağlamak olmalıdır. Yerel düzeydeki süreçlerin ulusal planlamayla bağlantılı olması gerekir; ayrıca yerel ve mahalle yönetim düzeyine de yansıtılması gerekir. Çocukların Hakları Stratejisi, çocuklar için gerçekten bir şeyleri değiştirmek amacıyla yeterli yetkinin sağlanması için yerel yönetimin en üst siyasi düzeyinde kesintisiz taahhüt gerektirir.

 

Politika ve ilke beyanlarının ötesine giden stratejinin çocuklar için bütün ekonomik, sosyal,kültürel ve sivil ve siyasal haklarla ilişkili gerçek ve ulaşılabilir hedefler belirlemesi gerekmektedir. İyi niyetlerden oluşan bir listeden ziyade, şehirdeki bütün çocuklar için uygulama sürecinin bir tanımını içermelidir. Stratejinin temel amacı Sözleşme’deki ayrımcılık yapmama ilkesini gerçekleştirmektir.

 

Tasarlanan stratejinin etkin bir biçimde uygulanabilmesi için uygulamada yer alacak olan belediye, toplum ve mahalle düzeyinde tüm kesimler tarafından iyice bilinmiş olması gerekir. Çocukların erişimine açılmalı, erişimi sağlanmış uygun dillere ve biçimlere çevrilmeli,  ve çocuklarla ve çocuklar için çalışanların erişimine sunulmalıdır.

 

Strateji geliştirmek ciddi çaba gerektirir, ve tek seferlik bir süreç değildir. Stratejide belirlenen hedefler ve önceliklerin güncelleştirmesi gerekecektir. Bu sebeple izleme ve gözden geçirmeye ilişkin hükümler içermelidir. Bunlar stratejinin çocukların gerçek yaşamlarındaki etkisini değerlendirebilmelidir ki bu yine çocuklarla doğrudan çalışmanın önemini öne çıkarmaktadır.

 

ÖRNEKLER

 

Çocuk Hakları Birimi veya Koordinasyon Mekanizması

Çocuk Hakları Birimi veya Koordinasyon Mekanizması: Çocukların bakış açısına öncelik verilmesini sağlayacak yerel yönetimde daimi yapılar geliştirilmesi

 

Yerel yönetim sistemi ülkeden ülkeye ve şehirden şehre farklılık göstermektedir. Her çevrede Çocuk Dostu Şehir kurmak, çocukların yönetimin temelinde  görünür olmasını gerektirir. Bunu başarmayı istemenin bir yolu üst düzey ortak unsurları toplayan bir birim veya koordinasyon mekanizması kurmaktır. Etkili koordinasyon, izleme ve değerlendirme ile Çocuk Stratejisi’nin uygulanmasını sağlaması için buna en üst siyasi düzeyde – Belediye Başkanının/Liderin makamına doğrudan bağlantılı olarak- yetki verilmesi gerekecektir. Böyle bir birim çocuklarla ilgili diğer yönetim departmanlarının fonksiyonlarını devralmayacaktır; amacı yönetimde çocukların perspektifini ve çocuklar için uygun önceliği sağlamaktır. Sözleşme’de birleşik olarak kabul edilen amaçlar – yukarıda ana hatları verilen çocuk hakları stratejisinin amacı – ve çocukların hayatlarına önemli etkide bulunan çoğu departman arasında etkili koordinasyon olmadığı sürece Çocuk Dostu  Şehir kurulması eksik kalacaktır.

 

Çeşitli merkezi departmanlar arasında ve topluluğun veya mahalli yönetimin daha birçok seviyesi ile ve bunların arasında koordinasyon yapıları olması gerekecektir. Sıklıkla çocukların çıkarları yönetim departmanları arasında kaybolur ve zorlu sorunların çok azı sadece tek bir yönetim departmanının eylemde bulunması ile düzeltilebilir.

 

Buna ek olarak, yönetimin her departmanında veya alanında çocuk perspektifini sağlamaktan/geliştirmekten sorumlu irtibat noktasını ve baş yetkilileri belirlemek önemli olacaktır. Bu hem yönetim içindeki iç koordinasyon hem de çocuklardan ve haklarından kimin sorumlu olduğunu belirlemeye gereksinim duyacak dışardaki kişiler için gereklidir.

 

Yerel idarede çocukların odak noktası, çocukların ve genç yetişkinlerin kendisiyle işbirliği içerisinde çalışmaya – 12. Maddeyi kendi yapısı ve günlük faaliyetlerinde uygulamaya koymaya- dair yenilik ve uzmanlık merkezi olacaktır.

 

ÖRNEKLER

 

Çocuk Etki Değerlendirmesi ve Ölçülmesi

Çocuk Etki Değerlendirmesi ve Ölçülmesi: Uygulama öncesinde, esnasında ve sonrasında yasaların, politikanın ve uygulamanın çocuklar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi için sistematik bir sürecin varlığının sağlanması

 

Sözleşme uyarınca şehir yönetimleri dahil her düzeydeki yönetimin çocukların çıkarlarının, çocuklarla ilgili yapılan tüm eylemlerin temel konusu olmasını sağlaması gerekmektedir. Hiçbir hükümet, yasaların, politikanın ve uygulamanın çocuklar üzerindeki etkisini değerlendirmek için gerekli titiz bir sürecin varlığı olmaksızın bu ilkenin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini bilemez.

 

Çocuk Hakları Komitesi çocuğa etkisinin değerlendirilmesi kavramını ulusal düzeyde teşvik etmiştir. Bu kavrama ilişkin büyük bir uluslararası ve ulusal tartışma olmuştur, fakat çok az sayıda devlet henüz bu süreci uygulamıştır. Bu tabii ki kolay değildir. Ayrımcılık yapmama süreci,   yasaların ve politikaların bütün çocuklar, özellikle geleneksel olarak ötekileştirilen çocuk grupları üzerindeki etkisinin üzerinde durularak değerlendirilmesinin gerektiği anlamına gelmektedir. Bazı yasalar ve politikalar sadece belirli çocuk grupları ve yaşları üzerinde etkide bulunacaktır.  Yasalar ve politikalar, uygulanmadan önce potansiyel etkileri açısından değerlendirilmelidir. Bunun karar verme sürecini etkilemesi sağlamak amacıyla politika oluşturulması esnasında olabildiğince erken aşamada olmalıdır. Olası modeller olarak şehir yönetimleri dahil yönetimlerde, çevreye etkisinin değerlendirmesine ve cinsiyete etkisinin değerlendirilmesine ait işleyen sistemlere ait birçok iyi örnek vardır.

 

Yeni politika veya yasalar uygulamaya konulduğunda çocuklar üzerindeki gerçek etkileri sürekli şekilde değerlendirilmelidir. Ve şehir yönetimlerinin bu süreçleri politika geliştirmede kurmaları gerekirken sivil toplum kuruluşları ve varsa çocuklar için bağımsız insan hakları kuruluşları tarafından çocuklara olan etkisi konusunda bağımsız değerlendirme yapılmalıdır. Tanımlamaları yasal yetkilerle kurulmalarını gerektiren bu yenilikçi organlar, çocuklar için savunucu ve gözlemci olarak etkili bir şekilde çalışmak üzere yetkilendirilmelidirler. Yasa ve politikanın hayatlarına olan etkisini doğru bir şekilde saptayacak olanlarının sıklıkla sadece kendileri olması sebebiyle çocukların, etkinin değerlendirmesi sürecine doğrudan katılımları gereklidir.

 

ÖRNEKLER

 

Çocuk Bütçesi

Çocuk Bütçesi: Çocuklar için yeterli kaynak taahhüdü ve bütçe analizinin sağlanması

 

Bütçeler bir şehrin eylemlerinin çocukları etkileme yoludur, ve bu sebeple bütçe analizi çocuklara olan etkinin değerlendirilmesinde önemli bir unsuru oluştururlar. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme devletlerin çocukların ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını “mevcut kaynakları azami ölçüde” kullanarak uygulamasını şart koşmaktadır. Hiçbir devlet veya şehir, bütçe harcamalarının çocuklar üzerinde nasıl bir etki yaptığını incelemek için bir çerçeve içinde detaylı ve doğru bütçe analizi olmaksızın bu yükümlülüğünü ne kadar gerçekleştiridğini saptayamaz.

 

Çocuk Dostu Şehirler için bütün yapı taşlarında olduğu gibi temel amaç çocukların diğer yönetim faaliyetleri kadar bütçe hazırlanmasında da görünür olmasını sağlamaktır. Bu görünürlük olmadan çocukların hakları olan payı almalarına dair az umut vardır.

 

Bir şehir yönetiminin ulusal yasalarla ilgili olarak çocukların savunucusu olarak görev yapması gerektiği gibi, çocukların – ve özellikle zarar gören çocukların – kaynaklardan adil – hatta en fazla – payı almalarını sağlayarak ulusal bütçenin hazırlanışında da onları savunması gerekir. Öğretim ve sağlık gibi ana hizmetlerin finansmanının yerelden ziyade ulusal seviyede karar verildiği yerlerde, şehir yönetiminin kaynakların dağılımının eşit yapılıp yapılmadığını ve kaynakların uygulanmasında eşitsizlikleri ve ayrımı düzeltmek için ne yapabileceğini göz önünde bulundurması gerekecektir.

 

Bütçe hazırlanması süreci akılları karıştırmamalı ve tüm vatandaşlar gibi çocuklar için erişilir kılınmalıdır ve çocuklara ve genç yetişkinlere danışılmalıdır.

 

ÖRNEKLER

 

Şehirdeki Çocukların Olağan Durumu Raporu

Şehirdeki Çocukların Olağan Durumu Raporu: Çocukların durumu ve haklarına ilişkin yeterli izlemenin ve veri toplanmasının sağlanması

 

Çocuk Dostu Şehirler çocukların durumu ile ilgili sürekli kontrol yapacaklardır. Doğumdan itibaren 18 yaşına kadar bütün çocuklarla ilgili sistematik istatistik ve bilgi toplanması çocuk merkezli politika geliştirmede esastır. İstatistiklerin ve bilginin ayrı gruplanması ayrımcılığı öne çıkarmak için gereklidir; örneğin kızlar veya erkekler, azınlık etnik gruplar, engelli çocuklar veya diğer gruplara karşı.

 

Çocuk Hakları Komitesi, ayrıştırılmış veri toplamayı Sözleşme’nin uygulanması için hayati bir genel tedbir olarak belirlemiştir. Bireysel hükümet departmanlarının ve ulusal istatistik ve araştırma bürolarının ulusal “çocukların durumu” raporlarını geliştirmeye katılacakları ümit edilmektedir. Şehir düzeyindeki süreçler buna bağlanabilir, ama şehir düzeyinde çocukların hayatları ve özellikle ayrımcılık yaşayanların hayatları gerçeğine daha detaylı bakmak mümkün olabilir. Rapor hazırlama alıştırmasının sadece mevcut bilgiyi belgelemesi değil aynı zamanda şehirdeki kanıta dayalı politika yapma sürecini önleyen bilgideki boşlukları açıkça belirlemesi önemlidir.

 

Eğer “Şehirdeki Çocukların Durumu” Raporu çocukların sivil ve siyasi haklarına gösterilen saygının derecesini ölçmek için ise çocukları uzmanlar ve doğru bir değerlendirme yapacak tek kişi olarak görmesi gerekecektir.  Çocuk araştırmacıların yanı sıra çocukların araştırmanın nesneleri olarak kullanılması göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklar değerlendirmelerin yapılmasına, ihtiyaçların değerlendirilmesine, çözümlerin önerilmesine ve raporun hazırlanmasına dahil olmalıdırlar.

 

Toplanan istatistikler ve bilgi o zaman analiz edilip yazılacaktır ve rapor yayımlanacak, dağıtılacak ve Çocuk Dostu Şehir için yapı taşı olarak kullanılacaktır. Rapor sadece baş politika yapıcılar veya topluluk liderlerinin değil aynı zaman da halkın ve çocukların erişimine uygun olacak şekilde hazırlanmalı ve yayımlanmalıdır. Mevcut olan yerlerde internet çok faydalıdır. Politikacılar ve uzmanlar arasında raporun sonucuna ilişkin resmi ve düzenli tartışmalar düzenlenmelidir.

 

ÖRNEKLER

 

Çocukların Haklarının Bilinmesi

Çocukların Haklarının Bilinmesi: Yetişkinler ve çocuklarda çocuk hakları bilincinin sağlanması

 

Çocuk hakları dahil insan haklarının faydalı olması için bilinmesi gerekir. Çocuk Dostu Şehirde çocukların hak sahipleri olarak eşit statüsü, onlarla ve onlar için çalışanlar tarafından teşvik edilecektir. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme devletlere ilkelerinin ve hükümlerinin uygun ve etkin yöntemlerle yetişkinler ve çocuklar tarafından bilinmesinin sağlanması sorumluluğunu yüklemektedir.

 

Ve Sözleşme’nin 29. maddesi, öğretim amacına yönelik olarak, öğretimin diğer hususlar arasında “insan hakları ve temel özgürlükler için saygının geliştirilmesi”ne yönelik olmasını şart koşmaktadır. Eğer bir devlet veya şehir insan hakları kültürünü kurmaya kendisini adamışsa bu süreçte çocuklara özel önem vermesi mantıklıdır. Okulların müfredatına insan haklarını dahil etmek ve Sözleşme’yi öğretmek önemli bir başlangıçtır. Derslerin içeriğine ek olarak okulların değerler sistemi ve organizasyonu Sözleşme’yi yansıtmalıdır.

 

Bu sürecin bir parçası olarak, çocukların insan hakları için bilinci, anlayışı ve saygıyı teşvik etmek için – politikacılar ve hükümet yetkilileri dahil çocuklarla ve çocuklar için çalışanlar için başlangıç ve hizmet içi eğitimler düzenlenmelidir.

 

Şehir yönetiminin, haklarına ilişkin bilgiyi onlara, anne ve babalarına ve diğerlerine dağıtmanın en etkili yolu olarak çocukların kendilerinden tavsiye alması gerekecektir.

 

Çocukların haklarının bilinmesinin ve bunlar için saygının sağlanması sonu olmayan, hayat boyu bir görevdir.

 

ÖRNEKLER

 

Çocuklar için bağımsız savunuculuk

Çocuklar için bağımsızlık savunuculuk: Çocukların haklarını teşvik etmek üzere sivil toplum örgütlerinin desteklenmesi ve bağımsız insan hakları kurumlarının – çocukların bağımsız gözetmenliğinin veya çocuklar için komiserliklerin- geliştirilmesi
Çocuk Dostu Şehir kurmaya kendini adamış bir şehir yönetiminin çocuklara yönelik tutumu için sorumlu tutulmaya cesareti olacaktır. Birçok devletteki sivil toplum örgütleri çocukların hayatlarının iyileştirilmesinde büyük rol oynamışlardır. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin kabulünden bu yana çocuk haklarını izlemeye, teşvik etmeye ve korumaya kendini adamış birçok sivil toplum örgütü kurulmuştur. Birçok devlette Sözleşme’nin mümkün olan en tam şekilde uygulanmasını teşvik etmek için bir araya gelen çocuk odaklı sivil toplum örgütleri ittifakları ve koalisyonları vardır. Sivil toplum örgütü terimi birçok farklı grubu kapsayabilir: insan haklarını teşvik etmeye kendini açık bir şekilde adamış olanlar, geleneksel çocuk refahı grupları, meslek kuruluşları, ticari birlikler, kilise ve inanç grupları v.b. Artan bir şekilde çocuklar ve gençler tarafından yönetilen örgütler ortaya çıkmakta ve insan hakları ile ilgili kendi savunmalarını geliştirmektedirler: bunların tutarlı ama kontrolcü olmayan yetişkin desteğine ihtiyacı vardır.

 

Sivil toplum örgütleri, Çocuk Dostu Şehrin kuruluşunda şehir yönetimi ile resmi, etkili ilişkide artan şekilde etkin bir rol oynayabilirler.

 

Uluslararası olarak, BM sistemi, insan haklarını ulusal seviyede izlemek, teşvik etmek ve korumak için insan hakları kurumlarının kurulmasının önemini vurgulamıştır. Çocuk Hakları Komitesi, çocuklar için bağımsız insan hakları kurumlarını teşvik etmiştir. Çoğu devlet artık ya çocukların bağımsız gözetimine ya da çocuk hakları komiserliklerine veya ulusal insan hakları kurumu içerisinde çocuklar için odak noktasına sahiptir. Birkaç durumda bu kurumlar bölge veya şehir düzeyinde mevcuttur. Bu kurumlara çocukların yaşadıkları yerde erişebilmelerini sağlamak esastır.

 

Bu kurumların etkinliğinin anahtarı, çocuklar için güçlü bir gözlemci veya savunucu olarak görev yaparken bağımsız olmalarıdır. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye bağlı, uygun yetki ve görevlerinin olması bu kurumları, yasal dayanağın sağladığı ilave etki ile sivil toplum örgütlerini tamamlayıcı hale getirmektedir. Bir şehir yönetimi yasal olarak çocukların bağımsızlığını kurmaya yetkili olmayabilir, ama merkezi hükümetin bunu yapması için savunuculuğunu yapabilir.

 

ÖRNEKLER